21/11/2024
YEMEN ZIRHI/HİLYE-İ ŞERİF(ŞEREFLİ GÖRÜNTÜ) FAZİLETLERİ & AKİK TAŞI ÖZELLİKLERİ
AKİK TAŞI VE ÖZELLİKLERİ
YAPISAL ÖZELLİKLERİ
Taşların sırrı, şahı "Ölümsüz Taş", "Yemen Taşı" adlarıyla şan bulmuştur. Akik taşı, eski çağlardan beri süs eşyası, mücevher, bazen de olumsuz enerjilere karşı koruyucu etmen olarak kullanılır. Bir merkezin çevresinde çeşitli renklerde halkalardan oluşmuş bir yapıya sahiptir.
İsmi Sicilya'da bulunan Ancates Nehri'nden almıştır. Agat veya Akik olarak ünlenen taşlar kırmızı, gri, beyaz, mavi, kahverengi ve yeşil karşımı renklerdir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) akik taşlı bir yüzüğü mühür olarak kullanmıştır. Akik taşına kimileri "Ateş Taşı" ya da "Gezgin Taşı" derler.
YARARLARI
-Taşıyanı tehlikeden korur, uyumsuzluklarına son verir.
-Uykusuzluğa, korkaklığa, karabasana, nazara ve hatta metabolizmanın düzgün çalışmasına faydası vardır.
-Akıl ve mantık gücünü geliştirir.
-Tansiyonu dengeler. Özellikle düşük tansiyonu normal seviyelere getirir.
-Nazara karşı koruma sağlar. Zira ilk bakış için dikkat çekici özellik taşır.
HİLYE-İ ŞERİF VE FAZİLETLERİ.
HİLYE-İ ŞERİF(ŞEREFLİ GÖRÜNTÜ)
Peygamberimizin boyu ne çok kısa, ne de çok uzundu, orta boyluydu. Ne kıvırcık kısa ne e düz uzun saçlıydı; kıvırcıkla düz arasında idi. Yuvarlak yüzlü, duru beyaz tenli, iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi. İri kemikli ve geniş omuzluydu. Göğsü ortadan karnına kadar kılsızdı. İki avucu ve tabanları dolgundu.
Yürüdüğü zaman, sanki yokuş aşşağı iner gibi rahatlıkla ilerlerdi. Sağına ve soluna baktığında bütün vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında "nübüvvet mürü" vardı. Bu onun son peygamber oluşunun nişanesi idi. O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu, en arkadaş canlısıydı. Kendilerini ansızın görenler, heybeti karşısında sarsılırlar fakat üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O'nu her şeyden çk severlerdi.
FAZİLETLERİ
Peygamber Efendimiz (S.A.V) dünyadan ahirete göç edecekleri zaman ahab-ı kiram "Ya Resulallah, senden sonraya kalıp da cemalini göremezsek alimiz nice olur?" diye ağlaştılar. Sonra kızı Hz.Fatma boynuna sarılıp "Ey Babacığım! Senin cemalini göremeyeceğiz halimiz nice olur?" diye ağladı.